7552 Sayılı İklim Kanunu Hakkında Değerlendirme

İKLİM KANUNU

Kanun No: 7552
Resmî Gazete Yayım Tarihi: 9 Temmuz 2025

 

  1. GİRİŞ

İklim değişikliği, yalnızca çevresel bir sorun olmanın ötesinde; ekonomik, sosyal ve hukuki boyutları bulunan, küresel ölçekte etkileri hissedilen bir kriz niteliği kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, bu çerçevede önemli bir adım atarak 7552 sayılı İklim Kanunu’nu yürürlüğe koymuştur.

Söz konusu Kanun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanmış olup, temel amacı iklim değişikliğiyle etkin mücadele sağlamak; yeşil büyüme vizyonu ile net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda gerekli hukuki ve idari düzenlemeleri tesis etmektir.

İşbu bilgi notu, İklim Kanunu’nun gereklilik sebepleri, kapsamı, düzenlemeye konu ettiği temel hususlar ile uygulama esaslarına ilişkin genel çerçeveyi hukuki bir perspektiften sunmaktadır.

 

  1. KANUNUN GEREKLİLİK SEBEPLERİ
  • Küresel Tehdit: İklim değişikliği tüm insanlığı ilgilendiren küresel bir tehdit olup, bu tehdidin bertarafı, devletlerin kolektif ve eşgüdümlü politikalar yürütmesiyle mümkündür.
  • Paris Anlaşması Yükümlülükleri: Türkiye, 2021 yılında onayladığı Paris Anlaşması kapsamında Ulusal Katkı Beyanı (NDC) vermiş ve sera gazı emisyonlarını azaltma taahhüdünde bulunmuştur.
  • Uluslararası Yükümlülükler ve Ekonomik Zorunluluklar: Avrupa Birliği ile ticari ilişkiler, çevresel regülasyonlara uyum ve küresel piyasalarda rekabet gücünün korunması ihtiyacı bu Kanunu gerekli kılmıştır.

 

III. KANUNUN KAPSAMI VE TEMEL DÜZENLEMELER

  1. Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)

Kanunla birlikte, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından, ulusal ve uluslararası temellere dayalı Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulmuştur. Bu sistemde;

  • Emisyon sınırları belirlenerek, serbest tahsisatlar ve karbon tahsis belgeleri alınıp satılabilecektir.
  • ETS kapsamındaki işletmelerin, sera gazı emisyon izni alması zorunludur.
  • Yıllık emisyon tahsisatlarının Başkanlığa teslimi yasal yükümlülüktür.
  1. Kurumsal Yapılanma ve Görev Dağılımı
  2. a) Karbon Piyasası Kurulu

İlgili bakanlık temsilcilerinden oluşan ve karar alma yetkisine sahip kurul; ETS’ye ilişkin politika, plan ve stratejileri belirler, tahsisat planlarını onaylar.

  1. b) Danışma Kurulu

TOBB Başkanlığı nezdinde kurulan kurul, istişari nitelikte kararlar almakta ve bu kararları Başkanlığa sunmaktadır.

  1. c) İklim Değişikliği Başkanlığı

Tahsisat süreçlerini yönetir, emisyonların izlenmesi ve raporlanmasından sorumludur, karbon kredisi piyasalarını yönlendirir ve uluslararası karbon piyasalarıyla iş birliği yapar.

  1. d) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Diğer İlgili Kuruluşlar

ETS kapsamındaki piyasa gözetimi ve mali işlemler, EPDK ve diğer piyasa işletmecileri tarafından yürütülmektedir.

  1. Sera Gazı Emisyonlarının Azaltımı

Kanun, net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, ulusal strateji ve eylem planlarıyla bütünleşik bir azaltım süreci öngörmektedir. Ayrıca adil geçiş ilkesine dayalı olarak, çevresel dönüşüm sürecinin sosyal etkilerinin asgariye indirilmesi hedeflenmiştir.

  1. Yerel Yönetimler ve Planlama Araçları
  • İl Bazlı İklim Değişikliği Eylem Planları, vali koordinasyonunda, belediyeler ve il özel idareleri iş birliği ile hazırlanacaktır.
  • Türkiye Yeşil Taksonomisi, çevre dostu yatırımların teşvik edilmesini sağlamak üzere Başkanlıkça yürütülecektir.
  1. Cezai Hükümler

Kanun, yükümlülüklerin ihlali halinde uygulanacak idari para cezaları ve faaliyet durdurma tedbirlerini düzenlemiştir. Özellikle ETS kapsamındaki ihlaller için daha ağır yaptırımlar öngörülmüştür.

Öne çıkan cezai müeyyideler:

  • Süresinde sunulmayan doğrulanmış emisyon raporları,
  • Sera gazı emisyon izni olmadan faaliyet yürütülmesi,
  • Tahsisat teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi,
  • Ozon tabakasını incelten ve florlu sera gazlarına ilişkin etiketsiz ürün kullanımı gibi hususlar.

Ayrıca, aykırılıkların giderilmesi amacıyla Bakanlıkça bir defaya mahsus olmak üzere en fazla 1 yıl süre verilebileceği, bu sürede düzeltme yapılmazsa faaliyetin durdurulacağı hükme bağlanmıştır.

  1. Geçici Hükümler ve Uyum Süreci
  • Pilot Dönem: ETS uygulamasından önce pilot uygulama süreci öngörülmüştür. Bu süreçte cezalar %80 oranında indirimli uygulanacaktır.
  • İzin Süresi: ETS kapsamındaki işletmeler, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde emisyon izni almak zorundadır. Bu süre, en fazla 2 yıl uzatılabilecektir.
  • Karbon Kredisi Sistemi: Cezai hükümler, karbon kredisi sisteminin kurulması ve ilan edilmesiyle birlikte yürürlüğe girecektir.
  • Planlama Uyum Süresi: Tüm yerel planlama ve mevzuat uyumları, en geç 31.12.2027 tarihine kadar tamamlanmalıdır. Bu süre Cumhurbaşkanı kararıyla 1 yıl uzatılabilir.

 

  1. ELEŞTİRİLER VE RESMÎ AÇIKLAMALAR

Kanunun yasalaşma sürecinde kamuoyunda bazı yanlış anlaşılmalar meydana gelmiş; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu yanlış algılara ilişkin resmî açıklamalarda bulunmuştur:

  • Bireylerin özgürlükleri kısıtlanmayacaktır. Kanun yalnızca işletmeleri hedef almaktadır.
  • Vatandaşlardan karbon vergisi alınması söz konusu değildir.
  • Tarım ve hayvancılığa ilişkin herhangi bir yasaklama veya zorlayıcı düzenleme bulunmamaktadır.
  • Paris Anlaşması tarım alanlarına ilişkin herhangi bir mülkiyet devrini öngörmemektedir.
  • Fosil yakıt kullanımı kademeli olarak azaltılacaktır, ani bir yasak söz konusu değildir.

 

  1. UYGULAMA SÜRECİ VE İZLEME MEKANİZMASI
  • İlk Uygulama Alanları: Yüksek emisyonlu sektörler (enerji, çimento, demir-çelik vb.)
  • Süreç: Emisyonların izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması zorunlu hale gelmiş; buna uygun olarak sektörel yol haritaları oluşturulmuştur.
  • Destekler: İşletmelere teknik ve finansal destek sağlanacak, yükümlülüklere uymayanlara idari yaptırımlar uygulanacaktır.
  • Adil Geçiş: Sosyal etkilerin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması yönünde politikalar yürütülecektir.

 

  1. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

7552 sayılı İklim Kanunu, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde ortaya koyduğu ilk kapsamlı ve sistematik yasal düzenleme niteliğindedir. Bu Kanun, Paris Anlaşması’ndan kaynaklanan uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesine imkân tanımasının yanı sıra, çevresel ve ekonomik dönüşümün eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesini hedeflemektedir. Düzenleme, yalnızca kamu otoritelerini değil; özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplumu da kapsayan çok paydaşlı bir yönetişim modelini esas almaktadır. Kanunun öngördüğü dönüşümün başarısı, uygulamanın etkinliğine, denetim mekanizmalarının işlerliğine ve kamuoyunun bilinç düzeyine doğrudan bağlıdır. Uzun süredir hazırlıkları süren yeşil büyüme ve net sıfır emisyon vizyonu, bu Kanun ile birlikte yasal bir zemine kavuşturulmuştur. Özellikle Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamındaki işletmelerin, geçici hükümler doğrultusunda belirlenen süreler içerisinde gerekli izinleri temin ederek yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeleri kritik önem taşımaktadır. Bu çerçevede işletmelerin, sera gazı emisyon izin süreçlerini planlamaları, iç denetim ve uyum mekanizmalarını tesis etmeleri ve ETS kapsamına girip girmediklerini teknik analizlerle değerlendirmeleri gerekmektedir.

Kanunla getirilen yeni yükümlülüklere uyulmaması hâlinde, ciddi düzeyde idari para cezaları ve faaliyet kısıtlamalarıyla karşılaşılması mümkündür.

Özellikle 7552 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca;

  • Sera gazı emisyon izni almaksızın faaliyet gösteren veya izni iptal edildiği hâlde faaliyetine devam eden işletmelere, 50.000.000 TL’ye kadar idari para cezası uygulanabilecektir.
  • Emisyon iznini almayan yahut izin süresi sona erdiği hâlde gerekli yükümlülükleri yerine getirmeyen işletmelere ise 100.000.000 TL’ye kadar idari para cezası verilebilecektir.
  • Emisyon Ticaret Sistemi kapsamındaki yükümlülüklerini (örneğin tahsisat teslimi gibi) yerine getirmeyen işletmelere, yerine getirilmeyen her bir ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı için 10.000 TL idari para cezası uygulanacaktır.
  • Ayrıca, Kanun’da düzenlenen diğer hüküm ve esaslara aykırı davranan gerçek veya tüzel kişilere de ilgili yaptırımlar kapsamında para cezası ve faaliyet kısıtlamaları tatbik edilebilecektir.

Söz konusu Kanun, yalnızca çevre politikalarının değil; aynı zamanda finansal sistemlerin, üretim modellerinin ve istihdam yapılarının yeniden kurgulandığı yeni bir iklim ekonomisi sürecinin başlangıcını teşkil etmektedir. İşletmelerin yalnızca mevcut yükümlülükleri yerine getirmeleri yeterli olmayıp, ilerleyen dönemlerde yürürlüğe girecek olan ikincil düzenlemelere ve sektörel eylem planlarına karşı da önleyici ve uyumlayıcı bir strateji geliştirmeleri elzemdir.

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir